Dolu Dolu bir haftasonu yaşadık.Cuma günü Fatih’in sergisiyle, uzun zamandır bahane arayan Tofucanlar sonunda buluşabildi. Fatih ile ilk tanışma kısmını- Tofu sayesinde çabuk aştık. Sanırım hepimiz Tofu sayesinde- yazsakta/yazamasakta bir birlik bilinci kazandığımızı hissetmiştir benim gibi... Aile gibi-tanıdık olmak, yıllardır bildiğin sevdiğin dostların... Cümlelerin yetersiz kaldığı bir yer yok... Herşey burada satır aralarında gizli zaten... Ya da klasik tanışma ve karşılaşma dialogları da yok.. Bunu aşıp, beraber olmanın tadını çıkarabiliyoruz işte bu sayede... Ne güzel.. Öyle değil mi?
Nerden tanışırsınız? Çok derinlerden... eskilerden değildir cevap.. Derinlerden... Bildiğimiz için birbirimizi ve sahiplendiğimiz gibi sevdiklerimizi...
Sergide bayan katılımı sayemizde arttı.. Ankara’dan da bir sanatçı geçti. Sergiyi ve Fatih’in gravürlerini anlatmama gerek yok sanırım. Hepsinden büyülendik çoğunun hikayesini buradan bilir gibi..
Sergi sonrası Fatih’i alıp, yemek yemeği gittik.. Yazılar yerine-sözler uçuştu.. Yorumlar, sesli ve mimikliydi.. Konuşmaların çoğu yazdıklarımızdan alıntı taşıyordu. Çünkü buraya yazılanlar bizden – hayatımızdan parçalarmış da aslında, birini tanımak-onu okumak ile de ilgiliymiş birazda... Anladık...
Cumartesi günü mini bir Tofu ekibi, Sevgili Nilambara’nın organize ettiği “Mustafa Kartal ile Nefes Tekniği Seminerine” katıldı.. Harika bir seminerdi. Ufkumuz genişlerken- aldığımız nefesinde farkına vardık. Uygulamalar ve çalışmalar etkileyiciydi.. Dolu dolu bitirdik semineri.. Korteksimiz förtledi (En azından benim Subhankari) Ama iyi oldu.. Değişimlere açtık ruhumuzu, nefes verirken de bıraktık tüm korkuyu..
Pazar günü sabah brunchta, Berrin’in evindeydik. Hem Fatih’e-hemde bahara hoşgeldin dedik hep beraber.. Berrin harikalar yaratmıştı yine.. Yiyemedikleriniz sonra aklınızda kalır ya.. Öyleydi... Bruncha katılan tüm Tofucanlar sertifikalarını aldı. Sertifikalar ne içindi peki? Ödüller hep başarıların ardından verilir ya.. Bu sertifikalar onlardan değildi. Hayata ve paylaşmak adınaydı. Birbirimize olan duygularımızı, paylaştıklarımızı ve dostluğumuzu ödüllendirdik.
Bu harika haftasonunun fotoğraflarını yukarıda görebilirsiniz. Bizimle olamayan tüm TOFU ekibi de oradaydı emin olun.. Haydi fotoğraf karelerinde bulun kendinizi...:) (Sevgili Mehtap, Gülçin, Betül, Ozan ve tabiki İndrani .. Ankaraya yolunuz düşse de, bize de böyle tekrar toplaşmak için bahane çıksa keşke.. )
Ben çok güzel bir haftasonu geçirdim. Komin hayatı yaşamak istedim böyle.. Sonra olsun dedim kendi kendime.. Özlersem tıklarım TOFU'ya.. Nasil olsa hepsi burada..
Tanıdık olmak, dost olmak ve paylaşmanın yitip gittiği bu zamanda bir elin parmaklarından daha çok sevdiğim olduğu için şanslı hissediyorum kendimi.. Hayat devam ediyor, biz de buradan beraberliğimize devam ediyoruz.. Kaldığımız yer hiç olmadı... Başladığımız da... Süren ve sürdükçe keyif veren bir paylaşımın tam içindeyiz..
Fatih'e "hoşgeldin" (iyi ki de geldin) ve aslında gitmediğini, burada yine buluşacağımızı da bilerek "iyi yolculuklar" derken/ Önce bahara, sonra içimizde ve toprakta yeşermeye yüz tutmuş tüm mutlu tohumlara da merhaba demek istiyorum.
Ve sözlerimi, Nefes seminerinde öğrendiğimiz harika bir olumlamayı sizlerle paylaşarak bitirmek istiyorum...
*
"Bırak- aksın.... İzin ver - olsun..."
*
Sevgilerimle
Brajeshwari















