4 Haziran 2007 Pazartesi

napoliden geçerken / Fatih Mika

Gruba, Napoliden gecerken yazdigim uzunca bir siiri ekte gonderiyorum. uygun gorurseniz blog'a koyun. Sairlige ozenirim ama sair degilim.

Fatih Mika



napoliden geçerken

napolide hep bugün yaşanır
bugün ertelenemez yarına
dün gece sevişirken
vezüvün lavları
bir yorgan gibi örtmedi ise sizi
bugünü ertelemeden yarına
yeniden sevişmeli
yeniden kavga etmeli
yeniden ölmeli ve öldürmelisiniz
napolide üç p el ile yenir *
sadece üç p değil
-aslında hersey kadın gibi-
her tarafına dokunmazsanız sizin değildir
*(pollo,pizza,pesce)
sen yasemin kokuyorsun
kok
koklarım
napolide hava yapış yapış
şarkılar kokular kadınlar yapış yapış
ben yapış yapışım
herşey yapış yapış
bu ıslaklık karıştırıyor bizi birbirimize
nasıl bir akrep bir fare bir örümcek ile ortak genlerimiz varsa
ve buna hiç şaşırmadan ayrı hayatlar yaşıyorsak
napolide buna hiç şaşırmadan
birbirine karışan hayatlar yaşıyorsunuz
kaktüs
sevdalar
çiçekler
dikenler içinde
mantar meşeleri
mantardan değil
sağlam güzel ulu ağaçlar
tren domates bahçelerinin içinden geçiyor
domates topluyor zenci kadınlar
yediğimiz domateslere siyah eller dokunuyor
ben siyah tenlere dokunmak istiyorum
hemingway
"bir öykü yazmanız için
dokuz öykülük malzemeniz olmalı" diyor
bu yaşam için de böyle
bir yaşam için
dokuz yaşamlık malzemeniz olmalı
sorun dokuz yaşamlık malzemeyi bulmakta değil
birbirine karıştırmadan bu malzemeyi
yaşam yaşam olmuyor


fatih mika

6 yorum:

Nilambara dedi ki...

Yaşama lezzet katan da bu malzemelerin çeşitliliği ve karışımı değil mi zaten... Yaşam yaşandıkça rekleniyor, canlanıyor...
Elinize, yüreğinize sağlık Fatih Bey...

beto dedi ki...

Sevgili Mika,şiiriniz bloğumuzu
farklı bir boyuta taşımış.
Lütfen bizi şiirlerinizden mahrum
bırakmayınız.

Adsız dedi ki...

Simdilik ben sizlere nasil hitap edecegimi bilmiyorum, ama bana bey demezseniz sevinirim. Sonra "Beylik" seyler yazmam gerekir ve elim ayagima dolasir.

Neyse.

Sevgili Burcu'nun ki gibi benim de bana anlatilan bir cocukluk anim var.

Ben uc yasimda iken teyzemin kizi doguyor. Bir gun yegenimi zar zor uyutuyorlar. Fakat ben durmadan konusarak uykuyu tehdit ediyorum. En sonunda bana "yeter artik, sus" diyorlar. Ben de diyorum ki "Nasil susulur?"

Bu cocukluk animi beni fazla cesaretlendirmeyin diye anlattim.

Fatih Mika

Selen dedi ki...

Merhabalar Fatih Bey,

Ne güzel ve de ne hoş olmuş gelişiniz. Biraz geç ama hoşgeldiniz sayfalarımıza... Ben grubun "tembel" üyelerindenim de... ;)

Ben de özenirim şairliğe ama hep "özenme" noktasında kalır... Sizinki gibi satırlara dönüşemez bir türlü... "Özenmek" ile "olmak" arasındaki fark bu olsa gerek... O yüzden, siz lütfen şairliğe özenmeye devam edin...

Sevgilerimle...

berrin dedi ki...

merhabalar fatih bey
hoş geldiniz
ben bu grubun
şiir isteyen kızıyım...
şiiri görünce gerçekten sevindim..

BuRcu dedi ki...

9 tofucan + gülçin + mehtap'ın arasına katılan tek "bey" olarak -normaldir size böyle hitap etmemiz..

ben size Mika demek isterim aslında... Japonya'dan transfer ettiğimiz biri gibi aramızda "Mika" olarak hoş duracaksınız gibi...