25 Haziran 2007 Pazartesi

kapadokya hikayesi

en son kapadokya seyahatim 2003 te filan yapmisim. NATO asker grubunu goturmustum. ondan once bir kac sefer gitmistim ama boyle bir kapadokya hikayem olmadi zannedersem. yani kolay kolay unutmam.

diesel araba kiralandi, ankara trafiginden cikmak icin sabirsizlaniyorum. tehseena turkiye'nin bir kac kosesine gezmis, hasta da olmus ve tamamen kendini teslim etmis durum da bulunuyordu. bana soruyor "ee trafik pakistan trafigine benziyor mu?" bundan bir gun once zeynep bana anlatiyor "bak irem kayseriye giden yolda tir soforler ve tipler oluyor, bayan sofore acayip bakiyorlar dikkatli ol" demisti. tehseena'ya ne diyecegimi bilemedim.

arabada dualarimizi yaptik. yola ciktik. kasetlerimiz hazirdi. depoyu euro diesel'le doldurduk. kendimi arabada direksyona ellerimi sardim ve dedim "ben araba istiyorum ve sevdigim arabami kullaniyorum su anda" dedim (secret'teki visualization egzersizleri uyguluyordum). aa hemde araba cekilis varmis, ona katildik! sarki soyleye soyleye gittik. hava sicak, yollar tek serit, tuz golun kurumus bir hali vardi. urgup'e vardik ama otelimizi bulamadik. arabalar yol kenarinda park edilmisti, ben de park ettim. otelimizi aramaya basladik, her tarafta bisikleticiler... yaris varmis hafta sonu. razziye evi nerde nerde derken romy'i aradik. romy isvecli hanim, razziye evin sahibi, 11 senedir turkiye'de ve turkcesi cok tatli. bizi hamam onunde buldu ve goturdu. ne kadar cici bir yer! magara icinde odalar ve ozenle koyulmus esyalar. odalar buyuk, oturma grubu da vardi, disarda oturulacak yer, bahce cok sevimli... cok sevdik. simdi arabamiza gidelim de yerleselim dedik. o sicakta geri yuruduk. o yolda tek bizim araba kalmis, arkada bir tane daha var, camimda bir kagit "trafik polise acil gidin" gibi bir yazi. park edilmeyecek bir yerde etmisiz. uuuuufffffffffffffffffffff inanmiyorum! 10 dakika olmus geleli yani. oturan bisikletciler "simdi geldi koydu, esnaflardan birinde takiliyordur, buralardadir" dedi. tehseenayla aramaya basladik. bulamadik. romy'e gittik. o fatma'ya sordu "fatma ne yapcaz simdi? polis'in cezasi mi bu? genelde 1 lira verilir ve park edilir" dedi. cantasini aldi hadi gidelim polise dedi. bizimle birlikte geldi. o yuruyus belki 7 dakika surdu ve o 7 dakika icinde hayatinda ne olmus ne bitmis herseyi ogrendik. cok sevdim kendisini. polise gittik o konusttu. sonra ben kagidi uzattim, trafik polisi "bu sadece uyari, elemana soylerim ceza kesmez size" dedi. romy cikarken bize "urgup'e hosgeldiniz mesaji veriyor" dedi.

tehseena sadece gulumsuyor. kapadokya ile ilgili film izlemis ve ayni yerde bulunmasi ona pek inanamiyor. bana da olmustu yeni zelanda'ya gittigimde. her gun annesi ariyor karaci'deki haberleri iletiyor. evlerindeki kadinin stresli halini, hangi yemek pismis, yagmur yagmis bir tane cam kirilmis filan, alis veris merkezde yangin cikmis biliyormusun!.... tehseena telefonu kapatiyor bana soyluyor. kac gundur ne televizyon izliyor ne de hangi gun oldugunu biliyor. tatil budur iste. hatta arabada tuz golune geldigimizde hangi ulkedeyiz diye kendime soru sorarken yakaladim. nasil bir sey bu seyahat?

tehseena'nin gelmesi hayatimda onemli bir yeri var. onunla paylastigim universite seneleri ve her gittigimde olan olaylarin bir kismini unutmusum. yeniden anlatmasi beni cok guldurdu. ne kadar degismisim. tehseena ne kadar degismis. bugun ona bye bye demek zor oldu. daha dogrusu bye bye dedim ve işe verdim kendimi. insan cok cabuk alisiyor.

1 yorum:

BuRcu dedi ki...

Gezinize dair hiçbir detay yok ama tehseena ile aranızdaki iletişim, paylaştıklarınız ve bu seyahatin seni mutlu etmesine dair çok şey buldum yazında..

benimde acilinden tatil ihtiyacim varrrrr...