28 Mart 2007 Çarşamba

hayatimdaki amca rolu oynayanlar


benim amcalarim yok artik. hepsini kalpten kaybettik. ama nasil oluyorsa hayatima giren ve cikan pek cok amca rolunu alan amcalarim oldu. her ulkede amcalarim vardir.

pakistan'da babamin ortagi Bashir Uncle var. pakistan'daki amcalar daha mesafeli ama yinede sevecen oluyordu. Bashir Uncle babami kaybettikten sonra bize manevi destegi cok oldu ve olmaya devam eder. annemin vize islemleri, ev vergileri, ayak isleri, Bashir Uncle'in adamlari yapar :) adamlarinin motorlari olur, hatta birisi ilk okula giderken beni motorla eve getiriyordu (babam ilk gun beni okulda unuttu ve o gunden sonra ilk okuldan eve donusler motorla oldu, cok eglenmistim)

amerika'da universite yillarinda Bob vardi. amerika'da "uncle" denilmezdi. tercih iste. Bob benim amerikan babam oldu ve hafta sonlari brunch yapardik. universitenin bana onerdigi aile hosuma gitmedi (ismimi bile telaffuz edemiyorlardi) ve Bob'la tanistigim zaman ona bana destek vermesi icin teklifde bulundum. Bob'un 6 cocugu vardi (hepsi evli filan) ve irem onun yegeni olmak istiyordu. Bob baya bi gulmustu o zaman. "ne yapmam gerekiyor" sormustu. ben de bunu demistim "hafta sonlari bana yemek ismarla, ihtiyaclarim olunca destek ol vs." Bob "oluur, kolaymis" dedi. Bob mezuniyet torenime gelmisti, annemler gelememisti ve Bob ailemi temsil etmis oldu.

turkiye'de amca sayisi daha fazla. Monad amcam var. Monad amca babamin eski arkadasi. pakistan'da Monad amca diplomat olarak bulunmustu ve benim kivircik minik halimi bilir. ava cikan, partilerde dans eden, kulturlu, raki icmeyi bilen, siir yazan ve babamla felsefi sohbetler eden biri. turkiye'ye geldigim zaman zaturee oldugumda bana zaturee'nin ingilizcesini soylemisti (doktor bana soyledigi zaman anlamamistim) ve ignelerimi yaptirmak icin eczane'ye goturmustu. en berbat gunlerimde yanimdaydi. kopegi Yagmur'u park goturmek icin once arabasinda gezdiren biri. ressam kendisi. acilis gunlerinde bi kac kez gittim ve acayip eglendim. arada sirada iyi bir sinema keyfi yapariz ve uzerinde tartisiriz. babamla olan iliskisini anlatir ve babamin bazi kati yonleriyle dalga gecer ve guleriz. milli maclari seyretmek icin ideal biridir.

bir de Haluk amcam var. Haluk amcam emekli buyukelci ve eski dis isleri bakani. ilk tanismamiz NATO konferanslarda olmustu ve onunla bir kac ay calismisttik. 82 yasindaydi o zamanlar, yaslandikca asabiyetiyle birlikte sanki yumusuyor ya da artik bana yumusak davraniyor. gece yatmaz, gec kalkar, en verimli saatleri gecenin 20.00 lerde yani dunya dukkani kapatmis oluyor ve Haluk amca ayakta, turk atlantik konsey baskanligini yapmaya devam ediyor, konferanslara gidiyor ve konusma yapiyor, davetlere katiliyor. ben o yasa geldigimde o hareketi isteyecegim. yasam enerjisini beslemeye devam ediyor. esini kanserden kaybetti, 10 seneden fazla oldu yalniz, daha esinden bahsederken gozleri doluyor. dun bana "sevgini tek bir kisiye soylemelisin, herkes hak etmez bunu" dedi. ben oyle kaldim. nasildir bu sevgi? Haluk amcamla gec vakite kadar calisttik, catir catir konusmasini yazdik ama ondan once bir saat 1954'ten 1991'e kadar bir kac hatirasini anlatti. bu genelde isinma hareketleridir. kendisini hazirliyor. beni bir kac sefer aglatti. ilki bana kizmistti asabiydi ve bagirmisti (tanistigimiz ilk sene). ikincisi bana "ataturk kizi" demisti ve bana duydugu gururunu anlatmistti, aglamisttim. duygusaliz birlikte vakit gecirdigimiz zaman.

her amca baska bir goreve ustleniyor iste. onlarin benim hayatima girmeleri, beni onurlandiran davranislarda bulunmalari cok hos bir duygu. iyi ki varsiniz!

2 yorum:

Burcu dedi ki...

irem ve amcaları:) gecen gün amma çok amcan var demiştim.Şimdi hepsini tanıttın bize pek hoş oldu..bende küçükken gerçek amcalarımı bırak, aile dostlarımızın amca dediğim adamlarını say ve birde bakkaldı,sokakta birşey rica edecegim adama kadar amca dediğim için anneme sormuşum bir gün "bunların hepsini babannem mi dogurdu" diye..o geldi aklıma şimdi..

Sevgi dolu bir yazı olmuş..Bizi kendi annelerimiz babalarımız kadar özenerek seven insanların çevremizi kuşatması çok güzel birşey...Arkadaşlarından emanet gibi bakıyorlar bize gözleri titreyerek çünkü...nerden mi biliyorum? bende Selmanın yeni doğan kızı için aynı şeyi hissetiğimden olsa gerek..:)
öpüyorum

Nilambara dedi ki...

İremciğim, çok güzel ve duygu yüklü bir yazı... Okurken ne mutlu İrem'e dedim gülümseyerek... ve çok ta takdir ettim seni, yaşıtlarımızla birlikte zaman geçirmek çok keyifli ama galiba insanın en çok dosta arkadaşa ihtiyacı olduğu zamanlar ileri yaşlar... onlardan öğreneceğimiz çok şey var ve farkına varmadan verdiğimiz çok büyük mutluluklar ve umut var... şimdiden bile benden gençlerle mesela sizlerle birlikte oldukça ve izledikçe yüreğim umutla doluyor, bu dünya sürekli dikte edildiği gibi hep daha kötüye gitmiyor, güzel şeylerde yaşanıyor...
ve bana Tom Amcamı hatırlattın, Londra'daki arkadaşım, tanıştığımızda 82 yaşındaydı ve hala cam temizlik işlerinde çalışıyordu. Harika resim yapıyordu, son derece kültürlü ve görgülü bir beyefendi idi... Dostluğumuz, herakşamüzeri gittiğim evimin yakınındaki pubda başladı ve pubda akşamüstü sohbetleri ile gelişti ve ben döndükten sonra mektuplarla devam etti.. benim için yaptığı resimleri hala saklıyorum ve baktıkça gözlerim doluyor, birgün kızından mektup aldım ağır hasta olduğunu yazıyordu ve bana Tom'un teşekkürlerini iletiyordu kendi teşekkürleri ile... oysa ben Tom'un bilgeliğine o kadar çok şey borçluydum ki...