21 Şubat 2007 Çarşamba

Melike...


Bu aralar, daha önceden okumuşluğum olan kitapları teker teker yeniden okuyorum... Farkındalık denilen şeyin "farkına varmak" bu olsa gerek, sanki o kitapları okuyan ben değilmişim, komşu okumuş da bana anlatmış gibi... Fakat bu kitabı, "Işık Habercileri" 'ni yeniden okumamı sağlayan sevgili kayınvalidemi burada anmadan edemeyeceğim..
Melike anneye.....


"....... ama sonunda sevgi ve aşk meleğimi çağırdım ve aramızda şöyle bir konuşma geçti:


Ben:Teşekkürler!
Sevgi ve Aşk Meleği (SAM): Pekala, sen, seni gerçekten seven bir erkek istedin.
Ben: Fakat o bir böcek spreyi kullanıyor!!
SAM: Üzgünüm sen özellikleri belirtmedin.
Ben: Özellikleri belirtmek mi?? Bunu hangi noktaya kadar vardırmalıyız?
SAM: Uygun kişiyi kendine çekebilmeye yetecek kadar.
Ben: Dinleyin, sizlerin benim düşündüğüm herşeyi bilen varlıklar olmanız gerekmiyor mu?
SAM: Biz sizin ne düşündüğünüzü bilmenizi isteriz. Bu konuda çok net olmanızı isteriz. Aksi halde kendinize çektiğiniz şeyler esastan sapmış olur.
Ben: Her halde bana bir şempanze ya da benzeri bir şey göndermediğiniz için şanslı olmalıyım.
SAM: Başa dön ve gerçekten istediğin bir erkek üzerinde meditasyon yap. Onu gör, onu hisset ve onu çağır! Biz mesajı alacağız.
Ben: Mesajı onun almasını sağlayın olmaz mı?
SAM: İzci sözü.
Ben: Parmaklarını çaprazlamışsın!
SAM: Oh, fark edeceğini düşünmemiştim.
:) ......."

Şakacı melekler.. bu akşam bizdesiniz vallahi bırakmam:)

hepinize bol melekli günler ve kocaman sevgiler....

3 yorum:

Burcu dedi ki...

Zeynep'cim:)
yine cok cici olmuş bu yazı... Meleklerime net olma işini bende beceremiyorum.."Sunu dilerdim ama boyle de olabilir aslında tabi bunun şöyle de olasılıkları olabilir ama ben sanırım bu olsun isterdim yinede siz daha iyi bilirsiniz" oluyor benim dileklerim genelde..

yine de iyi ki varlar -yanımdalar diyorum..SAM yine iyi,ben ne zaman netlikten uzak boyle karmaşık bir dilekte bulunsam benimkilerden biri karnını kaşıyıp, hep gülüyor bana... O zaman işte zaman çok içerliyorum :P

sevgiler

irem dedi ki...

acayip güldüm ya. benim melekler gece yatmadan once ve sabahin korunde seslerini işitiyorum ama şaka hahahihi yok aramızda. ben bi şakalaşmaya çalışayim...

Selen dedi ki...

Günaydın...

İki seferdir kaybediyorum yazdığım mesajı yaaa... Bu mesaj gitmek istemiyor galiba... Neyse üçüncü ve son kez deniyorum... :)

Bu netlik konusu benim de kafamı meşgul ediyor sürekli... Eskiden bir şey istediğimi/dilediğimi duyduğunda annem hemen müdahale edip "eksik dilek dileme selen" derdi... Ben de şimdi ne zaman içimden bir dilek geçtiğini fark etsem, hemen annemin bu sözünü hatırlıyor ve dileğimi netleştirmeye çalışıyorum...

Bi de bir film seyretmiştim. Filmdeki kötü android karakterin yeteneği insanların dileklerini yerine getirebilmekti. Ama bu yeteneğini insanları kızdırıp olmayacak şeyler diletmek suretiyle gerçekleştiriyordu. Hani kızdığımızda ya da yorgun/bezgin/umutsuz falan olduğumuzda işte öylesine söylediğimiz şeyler var ya... "Ölsem de kurtulsam" ya da "kafama taş düşsün" ya da ne bileyim öyle şeyler işte, android karakter bunları duyar duymaz yerine getiriveriyordu... Ben de o yüzden bu filmi hiç unutmadım, ne zaman içimden buna benzer bir şey geçtiğini farketsem hemen düzeltiyorum kendimi... Dileklere dikkat etmek lazım, ola ki gerçekleşirler diye...

Özetle, gerçekten "gerçekleşmesini" istemeyeceğim hiç bir dlek dilememeyi öğrenmeye çalışıyorum...