4 Temmuz 2008 Cuma

Haritayi saklayabileceğin en güvenilir yer


Bugün gardrobumunda feng-shui yaptım.Gardrobumu kendime benzettim sonra... Bir sürü giymedigim kiyafet, bırakamadığım düşüncelerim gibi... Sonra bulunursa içimin rahat edecekleri.. Atmaya kıyamadıklarım.... Büyük yada küçük gelen kıyafetler hani olur ya dediklerim..

Hepsi bir şekilde classify edildi.. Dizildi.. Vazgeçemediklerimi bir zaman için elimde tutmaya karar verdim. Ama gözümün önünden uzaklaştırarak.. Onları da bir mevsim sonra elden geçireceğim.. Sonuçta gardrobum 6 ay öncesinde 10 kilo vererek, beklettiğim hiçbirşey kalmadı. 5 torba atılacak, 2 torba tekrar elden geçirilecek... Gardrop şimdi bomboş görünüyor gözüme... Olsun.. Hepsi görevlerini yapıp, başkalarının işini yarayacaklar artık.....Güzelce vedalaştım.

Hayatım boyunca, elimde olanlara bağımlı olmayayım diye alışkanlık edinmekti amacım.. Oysa ben, başka yerlerde yattığı yatağı yadırgayıp, eve geldiğinde “yatağımm” diye koşan biri olmuştum... Olmazsa olmazlarım beni düğüm düğüm bağlıyormuş çokca... Artık bunlardan kopmaya başladım.. Çünkü kafam her yere benimle geliyor ki, bu yeterli... Kendime sahip olmak dışında istediğim birşey yok...Yatak, sedir, çadır hiç farketmez her yerde uyurum artık...Tanrı bana uykuyu verdiği sürece, uyuyacağım yerin ne önemi olabilir ki..

Ancak açlıktan ölecek insan “Açlığı” ve “doymayı” bilir diyor okuduğum kitap.... Sıfır noktasından bahsediyor.. O nokta ancak öğretebilir bize elimizdekinin değerini ve yaşamak-elde etmek istediğimiz şeyin tükenmez arzusunu... Oysa herşeyin fazla fazlasına boğuluyoruz... Bir mağazaya girdiğimizde, istediğimizden fazlası üstümüze üstümüze geliyor –gözümüze gözümüze sokuyorlar... 5 parça ihtiyaç almaya gidip, torbalarla dönüyoruz marketten eve... Hani olur ya diye aldıklarımız, bu da olsun dediklerimiz ve daha neler neler..

Beynimizde de düşünceler birikip birikip, biz biriktirip- biriktirip öğütemez duruma getiriyoruz o düşünceleri... Sonra herşeyin bir dolu yargısı, geçmişi, gelecek kaygısı başlıyor böyle...Tıkıştır tıkıştırabildiğine...Yer varsa artık...

Sadeleşmek istiyorum. Yada ağırlığı fazla gelen bir gemi gibi hafiflemeye karar verdim.. Artık “olsun, dursun, bakarız” yok...Var yada yok...Evet yada hayır olmalı...İnternette her gün girip spam mail sildigim iki hesabimi da sildim... Zaman kaybediyordum, Niye vardı onlar onu da bilmiyorum.. Sonra o da yetmedi facebook hesabimı da sildim.. Rahatlıyorum adım adım... İnternettin sonu yokken, bende bu sanal çöplükte yer işgal ediyormuşum bilinçsizce... Sildim...Umarım internet ve benim içinde boşluklar gerektiğince iyi bir şekilde dolar...

Bugün kendim için birşey daha yapacağım...İzninizle bunu size de bildirmek isterim..

Yıllardır yazı yazıyorum..Yazmaya da devam edeceğim...Çünkü ben olduğum sürece sözcükler- cümleler hep var olacak. Elbet izdüşümü bir yerlere yansıyacak..

Tofuda geçirdiğim 2 yıl boyunca, yazı yazma disiplinimi tekrar aktive ettiğim için –Tofuya ve onu oluşturan birlik ruhuna müteşşekkirim. Ayrıca blog oluşturma konusunda, sadece başlangıç adımını attığım halde beni editör olarak sık sık onurlandırdığınız içinde hepinize teşekkür ediyorum.. Hepiniz artık blog konusunda bir uzmansınız.. Görüldüğü gibi blogumuz yavrular verdi bir sürü...

Beraber yazdığımız sürece-birbirimizden haberler aldık.. Kendimizi paylaştık.. Zaman ve mekan kavramından sıyrıldık Tofu sayesinde... Ayrıca buluşmalarımızda sohbetlerimize yazılarımız hız kattı, daha çok ilerledik “nasılsın”- ne yapıyorsun” diye sormaktan öteye...Tofu iyi bir birlik oldu... Çok keyifle yaşadık onu hepimiz...Dostluğumuzu pekiştirdi, varolanı güçlendirdi veya yeni dostlar kattı ailemize...

Ama Tofu artık ilk gün ki heyecanını taşımıyor... Taşımamasından kimseyi sorumlu tutamam... Hizmetini çok güzel yaptı Tofu benim için... Kelimelerle aramızı yaptı, bize kendimizi yazdırdı, birbirimizle kaynaştırdı... Ben artık hayatımdaki temizliklere bir yenisini daha ekliyorum.Tofu’ya şimdiye kadar verdiği hizmete teşekkür ederek....Onu daha fazla yormayarak – zorlamayarak.... Şimdiye kadar yaşattıkları ve yaptığı bağımlılık için minnettar kalarak...

Hepinizi ayrı ayrı çok seviyor...Güzel Tofu günlerini çok güzel anmaya devam ediyor olacağım..

Bu bir sitem asla değildir.. Bu tamamen kişisel bir karardır...Lütfen böyle algılayın..Hepinizin saygı duyacağından eminim.. Dışarda harika bir hayat var....Orada görüşeceğimizi ve yeni paylaşımlara açılacağımızı biliyorum hep beraber veya teke tek?...

Kendinize iyi bakın...
Ayrica hepiniz blogta herşeyi yapabilecek yetkilere sahipsiniz artık...

Tofu’nun ilk nefes bulduğu “başlangıçlar güzeldir” yazısından bir cümle ile bitirmek istiyorum son sözlerimi... Sessiz kalıp, içten içe Tofuyu terketmek yerine...Yazarak onunla vedalaşmaktı niyetim sadece... Çünkü bence Tofu benim için böylesi güzel bir son’u hakediyor...

“ Haritayi saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir."
Hoşçakal Tofu.... Benimle yüreğimdekileri şimdiye kadar paylaştığın için teşekkür ederim..

İyi günlerde buluşalım hepiniz ile yine....
Sevgiyle kalın...

4 yorum:

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Sevgili Brajeshwari,
"Can cekisen asklari da vurmali, vurmali ve siradan bir intihar susu vermeli"
diyorsun yani..

Ben uzuldum.. Nilambara benzer bir karar aldiginda da cok uzulmustum.. Seninkine daha farkli uzuldum.

Benim dusundugum, olduguna inandigim sen, "haydi canlanin, kalkin ayaga, silkelenin" derdi gibime geliyor..

Tabii ki, en dogru karari sen verirsin.. Tabii ki nasil iyi hissedeceksen onu yaparsin.. Ama ben cok uzuldum bu karara..

Simdi biraz dusunup, sonra yine yazacagim..

Fatih Mika dedi ki...

Sevgili Brajeshwari,

evden gelin giden kizin babasi gibi, ne kal diyebiliyorum ne de git.

Ama, yaklasik bir yillik TOFU maceramdaki emeklerine tekrar tesekkur ederim.

Cheetos dedi ki...

nedense "ayrılık da sevdaya dahil" demek geldi içimden;
senin Tofu'ya vedan aslında ona olan sevgini de kapsıyor diye düşündüm..
hem her veda yeni bir soluktur, belki bir moladır bi yerlerde..
tüm paylaşımların için teşekkürler, sevgiler..

EFLA dedi ki...

Yolun açık olsun...

Kalp istediği sürece her yol olması gerekenedir. Kalpler açık olduğu sürece herkes beraberdir, bir-dir...