10 Mayıs 2007 Perşembe

DÜŞLERİMDEKİ YAŞAM - 2


İçimdeki benle sohbetimiz devam ediyor... bir bölüm daha...



Sevgili dostlar, bu mesajımız pekçoklarınız için şaşırtıcı ve pekçoklarınız için de bilinen gerçekler olsa da hepinizi yakından ilgilendiren, tekrar hatırlamanız gereken ilahi sırlar içermekte ve bunlar sizlerin geleceğinizi belirlemekte önemli rol oynayacak konulardır.

Sizler daima bu dünya için bu dünyada oluşturduğunuz kurallara saplanarak yaşamayı seçtiniz. Artık bu kuralların değişmesini, eski sistemlerin atılarak yeni sistemlerin yerine konmasını gerektiren zamanlar geldi.

Yaşam sisteminizi değiştirmenize gerek yok ve bu değişiklikleri yaparken herşeyi altüst etmenize de gerek yok. Sadece düşünce yapınızı, bakış açınızı değiştirmeniz yeterli. Artık, birbirinizle yarışma zamanı değil, birbirinize yol verme zamanı. Her verdiğiniz yol her açtığınız kapı her yeni pencere sadece sizin değil herkesin vizyonu olacağından yeni düşüncelere yeni yapılanmalara açık olun.
Reddetmeyin, yorumlamayın ve sadece izleyin, bekleyin zamanın getireceklerini ve sabredin.
Sadece tüm yeniliklere açık bir şekilde beklemeniz bu dönemin en önemli adımı. İlk adımı atmayı başardığınızda, yeni adımlar ardı ardına gelecek. Ne yapmanız gerektiğini zaten bileceksiniz, sadece zihninizi açık tutun ve iç sesinize kulak verin.

Zaman artık mantığınızın değil yüreğinizin sesini dinleme zamanı. Ne olması gerekiyorsa o olacak, sizlere her türlü bilgiyi her türlü davranış modelini aktaracak olan genetik yapılanmanız yenilendi, tamamlanmak üzere. Zaten artık isteseniz de istemeseniz de yeni modellere hazırsınız, tek yapmanız gereken eski düşünce kalıplarınızı bırakmanız. O kalıplar yeni genetik modeliniz ile uyumlu değil ve sadece sizi yorar, olacakları yaşayacaklarınızı engellemez. Sadece, sabır ile beklemeyi gerektiren pencereye geçmeniz yeterli.

Bu içgüdülerle yaşam gibi görünen yeni model aslında sizlerin olması gereken doğal haliniz. İçgüdülerinizi dinleyin, sadece hissettiğinizi sizi mutlu edeni yapin ama bir şartla... bunu yaparken içinizdeki sevgi ve yardımlaşma duygusunu daima açık tutun ve besleyin... Artık, bencil olmak değil toplumsal düşünmek zorundasınız. Biliyorsunuz ki, sizin düşünce yapınızın ve davranış şeklinizin toplumsal model üzerinde çok önemli etkisi var. Sadece kendi yaşam şeklinizi belirlemiyor, toplumsal yapıyı da etkiliyorsunuz.

Sizlerle konuştuğumuz konular zaman zaman kafanızı karıştırsa da göreceksiniz ki ilk adımı attığınızda gelecek olan her adım herşeyi daha da netleştirecek ve zihniniz temizlendikçe, açıldıkça herşey daha da netleşecek ve anlaşılmaz olanlar anlaşılır olacak.

Yeniliklere açık olun ve her yeni konuyu her yeni olayı, yargılamadan, redetmeden izleyin, kabul etmek zorunluluğunuz olmadığını unutmayın ancak redetmek lüksünüz olmadığını da unutmayın, sadece tarafsızca yorum yapmadan saygı ile izleyin. Pekçoğunuz biliyorsunuz ve bilmek istemeyenleriniz de artık kabul edecekler ki, herkes her konuda aynı düşüncede, aynı fikirde olmak zorunda değil, ama herkes herkese saygı duymak zorunda ve yeni yaşam modelinizin en önemli adımı ise herkes herkesi koşulsuzca sevmek zorunda. Saygı ve sevginizi anlamanızın ve göstermenizin en kolay yolu ise, sonuç beklemeden birbirinize yardımcı olmanız ve yol vermeniz. Teşekkür almak için yaşamıyorsunuz, hedefinize varmak için yaşıyorsunuz ve bu hedefe ilerlerken takdir beklemeniz ya da yergilere üzülmeniz sadece sizi yavaşlatır ve unutmayın ki sizin yavaşlamanız toplumun yavaşlaması demektir.

Takdirler ve yergiler, eski yaşam kalıplarının en belirleyici faktörleridir. Hepiniz bu faktörlere göre düzenlediniz davranış ve yaşam biçimlerinizi, hep başkalarının takdir ve yergileri ışığınız oldu. Oysa, artık tek ölçünüz var, kendinizi mutlu ve hafif hissetiğiniz şey doğrudur. Sizi mutsuz edeceğine inandığınız yapmak istemediğiniz şey yapmamanız gerekendir. En önemli ölçünüz içinizde hissettiğiniz mutluluk ve huzur duygusu. Yeni modele uyum sağlamanın, yeni modeli yaşamanın en önemli ölçüsü daima önünüzdeki ışık olsun. Başkalarının memnuniyeti ya da aksi ölçünüz değil engelinizdir. Sizin memnuniyetiniz ise elinizdeki anahtarınızdır yeni yaşamınızda yeni kapılarınızın açılması için...

Pekçok önemli yaşam sırrı içeren bu mesaja iyi kulak verin. Bunları zaten biliyordunuz ve yüzyıllarca bunlar sizlerin önünüze birşekilde çıkarıldı ancak bildiniz uygulamadınız, kulak asmadınız, basit dediniz, önemsemediniz geçtiniz. Oysa bu basit gerçekler olması gereken yaşam modelinizin çok önemli anahtarlarıdır. Bu basit ancak büyük anahtarları artık kullanmak üzere alın ellerinize ve uygulayın.

Yeni yaşam modelinizde daima yardımcı olmak üzere yanınızda olduğumuzu unutmayın. İstediğiniz heran sakin bir zihinle, sevgi ve saygımızı birbirimize sunmak üzere bizi yardıma çağırabilirsiniz. İhtiyacınız olan heran bize seslenebilirsiniz. Unutmayın ki, bizler size yardım etmeye daima hazırız ancak siz talep etmelisiniz.

18.07.2006

6 yorum:

Brajabanita dedi ki...

Bekledigim yaziydi tsk ederim didicigim...Yardim talep ediyorum yurekten en iyi sekilde uygulayabilmek icin ve direnen yakinlarim icin de haddim olmadan talep ediyorum acilimlar yasamalari ve yeni kapilarin acilmasi icin... Sonra bir talebim daha var araciniz Nilambara'nin bu bilgileri bize aktarmasini cok yurekten talep ediyorum...HK.

Brajabanita dedi ki...

Bu arada editorumuzun koydugu resimleri bayildim:)

BuRcu dedi ki...

Sevgili Brajabanita
Nilambara sitemizin bir başka editörüdür.Kendisi yazılarını ve resimlerini hallediyor ben hiç ellemiyorum onun yazilarına, resimlerine..Ben olmadiğim zaman, nilambara var yani sitenin editi için..

Sevgili Nilambara'cim,
yureginize- ellerinize sağlık.. melekler omzunuza konmuş, kulağınıza fısıldamış gibi yazmışsınız bize evrenden gelen mesajları adeta...Biliyorum ki, aslinda daha çok yazacak şey var..O melekler sizi bize seslenebilin diye secti..Belki de benzer gördüler kendilerine sizi..

yaziniz muhteşemdi.Hepimizin şu sıra kıramadığı kalıplara -dirençlerimize denk düştü yazınız..İçimizi hafifletti, yüzümüze tebessüm kondurdu.. Bende yazınız üstüne harika başladım güne.. teşekkürler Nilambara:)

Nilambara dedi ki...

O muhteşem melekler hepimizin omzunda ve hepimizin kulağına fısıldıyor, sadece biraz kulak vermemiz gerekiyor...
bknz son paragraf... ;))

Adsız dedi ki...

Sevgili Nilambara,
Yazini sayfaya koydugundan beri hergun biraz biraz okudum.Bir seferde okuyup gecersem,yazida ki bircok mesaji kaciracakmisim gibi geldi.Belirginlestirdigin cumleler aslinda her yazinin ayri bir basligi olurdu. Su anda okuyanlara vermek istediklerini ben aldim ve sindirdim diye dusunuyorum.Ama haftanin mesaji yada gunun mesaji deyip bunlarda bir iki cumlelik alintilar yapip sayfaya koysan eminim bir cok okuyucunun gunleri daha olumlu, daha gulumsiyerek gecicektir.
Mutsuzluklarimiz baskalarinin hatasi degil bizim yanlis algilarimizdan doguyor.Senin yazin iste bu yanlis algilari duzelten gozluk gibi.

hepinize mutlu haftasonlari

Gulcin

Nilambara dedi ki...

Sevgili Gülçin,
Teşekkürler, önerin çok hoş, eğer tüm tofucanlar da onaylarsa ben zevkle yaparım.
Çok haklısın, yaşamımız tamamen bizim hangi pencereden baktığımıza bağlı, ne görmek istiyorsak onu görüyoruz. Olaylar gecici, izleri duygular ise kalıcı. Kaosun içinde bile dengede kalmayı başarabiliyorsak zaten pek çok şeyi halletmişiz demektir.
Sevgiler,