17 Şubat 2007 Cumartesi

Oto sanayi çırakları grubum


Bugün yeni bir grubum oldu. Kendileriyle saat onbir sularında Kasımpaşa'nın tarihi bir binaya sahip Ahmet Emin Yaman okulunda tanıştık. Ben diyim elli siz diyin yüz kişi, hepsi erkek, yaş ortalaması yirmibeş......Hemen heyecanlandınız tabi ama yanlış alarm.


*
Hepimizin amacı motor kullanabilmek için ehliyet almak.Ortamın tek sarışını olarak keyfim yerinde, tarihi yer karolarının üzerinde tıkır tıkır güvenle yürüyorum.İ lk darbeyi kapıdaki güvenlikten yiyorum, cep telefonuyla sınava girilmez. Telefonun kapalı olması yetmez, yanında varlık olarak var olmamalı. Gergin güvenlikçi telefona gıcık oldu, ağzımla telefon tutsam içeri sokamayacağım. Koyun karekterindeki Türk kadını ''kural kuraldır''kuralını tekrar ederekten kopya üstadı cep telefonunu eşine teslim eder.


*
Sınıfa girmeyi başardım ama kural ihlallerim devam ediyor. Sınav gözetmeni sınava giremeyeceğime karar verdi. Kadın kural falan tanımıyor, kimliğinde T.C numarası yok . Ya başka birinin yerine sınava giriyorsam? Sharlock Holmes gözetmenin, gözetiminden kaçamıyorum. Bak Sharlock kardeşim ortamda motor tekniği konusunda en az bilgiya sahip kişi benim, herkes otosanayiden diplomalı yanlış iş üzerindesin açıklamam, bir üst merciye çıkmamızı sağlıyor. Bir üst merci benden ehliyet istiyor. İki kimlik, bir emniyetten verilmiş sınav belgesi ve üst merci onayıyla benim ben olduğum kesinlik kazanıyor. Büyük iş başarmış Sharlock gözetmen ve benliği kaybetmeyen ben tekrar sınav sınıfına giriyoruz. Oto sanayi grubu olayı şaşkınlıkla izliyor, bende gerçekten motor tekniğinden anlayacak göz yok.


*
Sınav yirmi soru ve test, süre iki saat. Minimum kalman gereken süre kırkbeş dakika. Sınav olayı yirmi dakikada bitiyor. Hesap kitap yok, okuyorsun biliyorsan işaretliyorsun. Ama kural, kırkbeş dakika oturacaksın. Nedenini merak ediyorsanız eğer etmeyin.


*
İnsanların herşeyleri kuralsız yapabildiği bir ülkede, kurallara uyarak yaşamak ne kadar kuraldışı oluyor zaman zaman..........


4 yorum:

Burcu dedi ki...

betül,

çok şirin bir yazı olmuş..O 25 lik oto sanayi çıraklarına çok güzel bir şey göstermişsin bence..Yarın ehliyetini aldığında da, motorun üstünde sarı saçların rüzgarla ahenkle dans ederken de her bakanı iki kez düşündürecek birşey yapıyorsun..Çok takdir ediyorum seni..Ehliyetini alınca hazır biz istanbul'a geliyorken, kutlayalım bunu..haberdar et bizi ...

irem dedi ki...

ben motora sizinle binsem olur mu? 54 kiloyum, hafifim, yük olmam. motorları cok severim, kuralın dışına çikmak bana batmaz da...

berrin dedi ki...

düşünsene yazın nekadar keyifli olacak...
betül cüğüm biraz cesaretim olsa ...hiç düşünmem

Brajabanita dedi ki...

o kadar ozgur o kadar sahsına munhasirsin ki....tebrik ediyorum seni Betulcugum...