19 Ocak 2007 Cuma

KAFASI KARIŞIK GEZGİN


Tavşan göz kırptı… Takip etsene beni hadi dercesine… Ama “takip et” demedi… Merakımın galip geleceğini artık öğrenmişti galiba… Ben de takip ettim… Karmakarışık renklerle ve karmakarışık geometrik şekillerle dolu bir odaya gitmiş oldum peşinden… Bir sürü görüntü vardı etrafta… Birbirleriyle konuşan insanlar… Konuşmadan bekleşenler… Sükunet içinde yan yana oturanlar… Kıpır kıpır dolaşanlar… Konuşmak isteyip konuşamayanlar ya da susmak isteyip sesini bastıramayanlar… Kısaca, havada kesif bir "konuşma" kokusu vardı...

Hemen aklıma geldi mesela Nilambara’nın Cibran’dan aktardıkları… “Siz konuştuğunuzda, düşüncelerinizle barış içinde olmayı terk edersiniz. Ve kalbinizin ıssızlığında daha fazla kalamadığınızda, dudaklarınızla yaşamaya başlarsınız.” Dinlediğim, okuduğum benzer diğerleri de… Ama…

Konuşmak… Bazen öylesine… Saçmalayarak… Öğretilenleri hiç öğrenmemiş gibi… Ya da hiç umursamıyormuş gibi belki… Doğru veya yanlış diye değil… Olması gereken “doğru” şeyin ne olduğu cevabını aramak için de değil… Sadece o an öyle olduğu için… Öyle hissettiğin için… Biraz, sevdiklerinin yanında olduğunu bilmenin şımarıklığına sığınarak… Aynanın karşısında kendinle konuşur gibi… Sadece konuşmak için yani… Olmaz mı?

Konuşmamak… O da bazen öylesine… Düşüncelerinizle barış içinde olduğunuzdan falan değil… Konuşmamak istediğiniz için yalnızca… Barış içinde olmak iddiasından bile haberdar olmadığınız ya da olmak istemediğiniz bir anda… Sadece konuşmamak için yani… Gizli, ulvi hiçbir anlam barındırmadan… Olmaz mı?


2 yorum:

Nilambara dedi ki...

neden olmasın, olur tabii... inanıyorum ki, yüreğim hafif ve sevgi dolu hissediyorsam, mutlu isem, her ne yapıyorsam doğrudur...
aslında yaşamın ta kendisi, aldığımız hernefes, yaşadığımız heran her ne olursa olsun ulvi değil mi zaten, yeter ki içinde sevgi ve huzur barındırsın...

Burcu dedi ki...

bazen hiçbirsey yapmamak ister insan.. hiçbirsey yapmamak.. o an birseyler yapar ama anlami yoktur yaptigi şeyin ve yine hicbirsey yapmaz aslinda.. o tür zamanlar bana da iyi gelir.. Sadece, sonra birseyler yapmaya basladigim zamanlarda kendime ettiğim o hiçbirseylerin hesabini yapmiyorsam o zamanlar gercekten iyidir.. cunku o zamanlarda ruhun dinginlesir, icin boşalir, anlamlar kaybolur.. iyidir o zamanlar... ruh durmak ister belki de o zamanlarda...

bazen de akmak ister..nedensiz.. sorgulamadan...anlatmak..
aslında akıl sesin kafandan çıksın istersin.. kafanın içinde dolanmasın.. çıksın.. Sonra birde karşı taraf vardır dinleyen, anlamlandıran.. o da dinlediği için anlamdırmaya çalışır… Sese dönen herşey anlamdırılır belki de ondandır.. karşı tarafında çabası da normaldir. Gün boyu onu yaptığından.. ona şartlanmışlığından belki.. Konuşmak yada susmak tercihimizden daha tehlikelidir onun ve bizim insan olarak anlamlandırma şartlandırılışımız bence… Ama hepimiz yaparız bunu.. İnsanız yaparız.... hepimiz yaparız..

Ses havaya gitsin istersin..ama o zaman deli derler sana.. birisi vardır karşında seni deli rolunden kurtaran .. akıl sesin çıksın istersin kafandan… Çıksın…

Akamazsın bazen dilediğin gibi…. çünkü aklı yargı sürecini karşı tarafa devretmissindir… bu bir sey anlatmak isterken sen heyecan içinde, karsi tarafın seni bölüp kendi hikayesinden bir kare anlatmasi gibidir.. bölünür.. Heyecanın içinde sönmeye başlayan bir balon gibi olur.. bitmistir heyecan.. bitmistir hikayen..ve sen ne anlatirsan anlat, karsindakini anladığı kadar kalirsin.. Akıl sesinde kafanda…

Konuşmak bazen oylesine... Konusmamak bazen oylesine...ikisi de iyidir.. Ama kimseye dair bir iyi degildir.. Karsı taraf icin degildir konusmak ya da konusmamak.. Sadece kendinedir.. Dogru ve yanlış yoktur..onu biz yaratırız.. bizi dogru yada yanlis olarak yargilayan aslinda hep kendimizdir.. Biz bazen bunu karşıdan duyarız, ya da oyle hissederiz ama içimizde olandır onaylayan aslinda..

Konusmak yada konusmamak…oylesine.. Aslında ne guzeldir.. İcinde sevgi oldugu surece nilambara’nın dedigi gibi… her ikisi de olur.. Doğru da yanlışta bizim içimizde çünkü…. Karşı tarafta yok.. O da biziz çünkü... Asıl konuşmaların veya konuşamamaların en önemlisi, kendi kendimizle yaptığımızdır.

Bilmece insanın içindedir, cevap ta...


Peki bu Tavşan ne zaman seni takip edecek..?