29 Ocak 2007 Pazartesi

dosyalar ve kategoriler



tansaş'a gittiniz kekler sırası, gevrekler, kuru malzemeler, içicekler, eğitim bölümü, sebze meyve, dodurulmuş şeyler vs vs görüyorsunuz. elinizde liste yoksa yandınız. kolunuzda saat yoksa bitti sonsuza kadar orda olabilirsiniz. hatta üzgünseniz ve kafa doluysa liste ve saat de yardım edemez. bu kategorileştirilmiş hayatımız otobüs duraklarında da görünür, iş yerinde iş tanımında da kolaylık sağlar, ama ilişkilerimizde nasıl oluyor bu bölümler? biriyle tanışırım hayatımdaki insanları beynimde dizerim ve bu şekilde görüyorum:

- çoook yakın arkadaşlarım (her bir tarafımı bilirler, saat kaçta ne yerim, bana bişi söylendiğinde nasıl bir tepki veririme kadar)


- eh baya yakın arkadaşlar (beni iyi tanırlar, bende onları ve sık sık görüşürüz)


- eski arkadaşlar (taa 4 yaşından beri tanıdığım, değişik ülkelerde yaşıyan, 5 yıl sonrada görsem değişimlere uyum sağlayan tipler ve ölsem benim cenazeye gelirler eğer haber verilirse tabii ki)


- aile (beni daha tanımaya çalışyorlar ve yaptıklarıma toleranslı bakan ve "allahım durmayacak mı irem" diyen kişiler artık "irem durmaz" diyenler oldular. böylecene kabullenme ve sevgi artmış oldu)


- yaaani arkadaşlarım işte grubu (ismimi tanırlar, sohbet arada bir kıvamında olur, ama paylaşımda eleştirme ya da hayata bakış açı konuşmalar çok tehlikeli olabilecek derecede olduğu için böyle konuşmalar yapılmaz. bu grupta geyik muhabbet fazlasıyla bulunabilir)


- eski ve de görüşülmeyen arkadaşlar (yoklar hayatımda yani bu kadar basit. aramazlar sormazlar, aradığın zaman "hiç aramıyorsun unuttun bizi" diyen tipler. ondan enerjimi bu şahıslara harcamama gerek yok)

yaptık ya listemizi. daha var zannedersem. hani pazara gidip patates aldığın yer aynı ve o adamla konuşursun, ya da otobüs dolmuş şöförü seni tanır ve seni o erken saatte uyanmamış halini sevgilin sadece bilir o şöförle kendini paylaşmış olursun. bu kişiler miscellaneous gruba girmek zorunda ama sağlıklı bir paylaşım olduğuna göre bir gruba ait olmaları gerek.


buyrunuz liste. bu listeye baktığım da hayatımı zorlaştırmışım gibi geliyor. tamam alış verişte kolaylık var ama ilişkilerde bu gruplarda ayrı ayrı hareketler, konuştuğuzda düşünüp cevap vermek gerekiyor. zihnimizi zorlamış olmuyoruz mu? ben "çook yakın arkadaşım" burcuyla konuşttuklarımı "yaaani arkadaşlarım"la konuşamam hatta bazı konular bile gündeme getirilmez. bizim beynimizin içini düşünüyorum kategorilerin baba kategorileri var yani ilişkiler, yaşam felsefesi, para, mal, hatıralar, eğitimin verdiği bilgiler (bilgiler başka nereye gider?) uuuff yani beynimizi kocaman çok katlı bir binanın raflar üzerinde dosyalar düşünün. bunların idari sistemini bir düşünün. meditasyon yaparken bu dosyaları unutmak ve onlardan uzaklaşmak mı demek ya da dosyaların tozu alınmış bir şekilde hayatınıza reboot şeklinde geri mi gelmek? komiğime gidiyor bu kategoriler. ondan hep "çok işim var" diyoruz. sürekli dosya arama, temizleme, tazeleme, içini kurcalama, "eh bi dosyalarıma bakayim ya" sisteme girenler. işimiz zor. allah herkese kolaylık versin.

4 yorum:

Selen dedi ki...

E ne güzel bir nokta yakalamışsın gene... İşte önce kategoriler yaratma, sonra da bu kategorilere uygun maskeler edinme (susmayı ya da bazı konuları konuşmamayı tercih etmek de bir maske olduğuna göre) süreci yorucu gerçekten... Sürekli dikkat ve konsantrasyon da gerektirir bu süreç... Ve sonra Atilla İlhan'ın dizelerindeki gibi "insan ansızın yorulur tutsak ustura ucunda yaşamaktan.." Yorulunca ne yapar peki? Bilmiyorum...

Nilambara dedi ki...

Sevgili İrem, seni tanıdığım için çok mutluyum, hayatıma çok hoş bir renk kattın ve katmaya devam ediyorsun sürekli... :)
istersen bir de şu açıdan bak; zihnin harika bir organizasyon sistemine sahip, sen geri dönüp o dosyaları kurcalama boşver, onlar zaten bu sistem sayesinde olması gerektiği gibi oluyorlar... listeleri de boşvar (aman alışveriştekini boşverme, o şart yoksa tehlikeli... sepet birsürü gereksiz şeyle dolabilir yoksa)içindeki sevgi ve şefkat duygularını serbest bıraktığında ve herkes ne der değil ben ne hissederim dediğinde, yüreğinden geleni paylaştığında istemediğini paylaşmadığında zaten sistem olması gerektiği gibi düzenli ve doğru bir dosyalama ve liste yapıyor... sana ise sadece yaşamak, deneyimlemek ve öğrenmek, ders almak, aldığın dersi yaşamına adapte etmek kalıyor... evet dışarıya bakmak çok güzel ama içine bakmak ve içindeki rotayı izlemek çok daha güzel... doğru yollarda doğru insanlarla doğru diyaloglara doğru derslere götürüyor... öpyrm :)

Burcu dedi ki...

Senin o beynindeki dosyalara hastayim ben..:)sende bu pek islemiyor ama İremcim. Cok seffafsin çünkü..Bunu değiştirme isterim..Brisiyle birşey konuşurken, ikinci bir kişinin sorusuna afallayarak cevap veren sen, aslında o dosyalarla hiç uğraşmıyorsun.Ya da sorularının netliği geliyor aklıma.. İnsanlara o kadar net soru sorma cesaretini her zaman çok takdir ediyorum. İnsanlar belki bazen kategorilere ayriliyor gibi geliyor hayatımızda ama aslında o kategorileride biz yapıyoruz belki de kendi iç huzurumuz ve savunma mekanizmalarından dolayı.. O sınırları da hiç yıkmadan devam ediyoruz..Ama içinde sevgi olduğu surece seni uykulu gözlerle gören otobüs şöförüne bir sıcak günaydının bile, en yakın arkadaşlarınla yaptığın sohbet kadar değerli aslında..Seni kocaman öpüyorum farkındalıklar prensesi:)

imza: arkadaşlar file'i/ Dosya B / 3.Sayfadaki sırıtan yüz..

berrin dedi ki...

iremciğim
aslında alışılmadık bir şekilde net ve şeffafsın
o dosyalarda ne olabilirki..
en azından sıkıcı birşeyler yoktur